Pages

25 Nisan 2011 Pazartesi

KİRLİ CAM


ben bu odaya nasıl geldim
bir bakıyorsun kalabalık bir bakıyorsun tenha
teninde bir çatlama duyuyorsun
çatlama değil de sanki sürekli bir veda

nasıl geldim anlamadım
belli ki getirdiler, belki uyuyordum
kapıları geniş, pencereleri geniş bir oda
yatağı, masası ve suyu geniş bir oda
daracık bir koridordan geçerek
ilmekler içinde ilmeklerden
biri açmadan diğeri solmayan çiçeklerden geçerek
geldim
sonumu düşünmek ile sonsuzluğu düşünmek arasında gidip gelen
ve gidip gelen
ve gidip gelen
ve başkaları
kaç kişiyiz?

odamız öyle geniş ki..yankısı bile yok
inlememiz bir top nergisin suya bıraktığı can gibi
cam vazonun herşeyi göstermediği açık
beni kandırman için geldiğim açık
elimde kıyassız, kıyısız, kaygısız zamanları öldürdüğün
sıfatına uygun kirli sarı ceketin
aklımda seni unutmak için tuttuğum anılar
benim anılarım
benim anılarım

içinde olmadığım