Pages

1 Ekim 2006 Pazar

TERAZİNİN İLKELERİ TERZİNİN İLİKLERİNE KARŞI

I

Bir terzi yamıyor ağırlığımı
Üzerime konan ağırlığımı
Bir terazi hangi tarafta kendisidir
Kendine ağır bastığı gizli yan nedir
Sen söyle terzi, bilirsin
Geldiğinden beri dike dike dikine
Giden bu yolları, sensin

İçime batırdığım ekmeği
Islatıyorum ağzıma
Doyacaklar mı bilmem
Türlü türlü öldüren doymazlığa ?

Dışıma giren kılıç
Çekip çıkarıldığında fışkıran yüzler
Yüzleriniz
Kefe’nde hileli bir mazi
Ağır basıyor bastıkça ağrıtıyor
Etinizi
Haddinizi

Dişi ve erkeğiyle kalakalan agraf
Çifte teğelli oyununuzda
Olsa olsa bir kapıdır çarpan
Değil mi canım
Sol yanınızda


II

Terzi yamıyor ağırlığımı
Üzerime konan ağırlığımı
Biçimdeki kadeh boş
Cahil topluluk sarhoş
İçimden tartılamıyorum
S’ağırlamaktan dengedeki
Sağlam kaygıyı
Ona duyulan saygıyı

Kendini çarpma tozu kendine
Yada kendi olan
Her (hangi?) şeye
Gel getir
Fer fecir hayatın şark kısmını
Gül götüren ayaz arkasından
Mutluluğun aslını

Nadasa bıraktım kendimi
Okudum kırılan şarkısını ayrılığın
Üfledim yarım bir yarın eşliğinde
Leşliğinde unutkan geçmişin
Kokup kokup koparak
Geçmiş gitmişim


III

Terzi yanıyor
Kefeniyle hafifleyen dirlik
Karasıyla parmaklarının el sallıyor
Çarparak yüksüğe
Yüksüzlüğe

Atlarken kaldırımdan kendime
Biliyorum tehlike ehlimi
Ehli’yetimliğimi bağıran dudağa derim :
DERİN

Boşalamıyorum
Çünkü hep gidenim