Pages

10 Ekim 2005 Pazartesi

SONSUZLUĞUN BAŞKENTİ



bir cephede astarı sökülmüş merhamet
bir cephede her şeyi seven rehavet
uzun süren cephane sayımından geriye
elde kül, dilde kutup, canda pusula nihayet


ağzımdan açılan bahçeye çıkarım
çıkarım
çıkarım
sularım beyaz çimenlerimi
ıslak sözcüklerle
sağımda belirir bir sağır
durur hayatın siren sesinde
boşluktur saç örgülerine ilmek ilmek dolanan
salına sora gelir her sevda
bulur elbet kendine bir çıkmaz
çıkıp gidemez, kalır göz göze sırlı kıyametiyle
öyledir kıymet, gelenek görenek, âdap
çalışır dönmedolap!
şu kilitsiz dünyaya, Âlim
durur, elinde iki uçlu bir anahtarla
tüm suyu gözlerinden çekilmiş, har, harap

bilmek ki hiçbir şeyin ortasında uçsuz bir çöldür
durur
içinde serap

seslenirim 2 duvara (yere ve göğe)
"Yoruldum seni terk etmeye
durmaya yürümeye!
Sen Ey Ruhum!! varlığımla yokluğum arasından akan
iki başlı incecik nehir!
Derim; erisem bir ihtimal içinde, ister bal ol ister zehir!"

acılar ki herbir şeyin ortasında bir mantıktır
durur
içinde muamma!

ANMAYA ANITIM
YANMAYA YANITIM
YOK