Pages

31 Aralık 2004 Cuma

USSU

Aslı'ya

aklımın şelalesinden düşüyorum
satırlarımın arası çarpa çarpa
kayalıklara. Balıklar
veda kıpırdayışları
ıslak pullu kaygan
anılardan, durup vazgeçiyorum
aklımın balıklarından
kayan büyük bir şelale
‘gibi’ donuyor

iklimler yağıyor
ısınıp sarı ve beyaz oluyorlar
kaplayıcı ve gürültüsüz

bon’kördüm yanıtsız meraklar tuzağıma
dövüşmek için hazırdım
dövüşmek için nedensizdim
neden sonra kalbime sardığım o’bezi
kendimi buldum
şişiyor da şişiyordum ölmüş bir balık gibi suda
çarpa çarpa ölmüş
bir şelalenin boynunda

ah bir çiçek olsaydım
bir yaprak
damarı
suyu ..?
hatırladım da sonuncu’suyum uzun zamandır
yanıt bulmuşlarında

ağzımda kedi sessizliği
kokumda bir ezilme
bir lastik izi - Ne feci! –
akmıyormuş gibi hiçbir şey - Kendine bile –

YARININ ŞELALESİ DURUR
BÜYÜK BİLİNMEZ UR

çeksem yapraklarını aşağıya
koparsam - bir çığ’lık –
toprağa yaklaşsam - iki çığ’lık -
sevsem erimemi
kömürsüz havuçsuz
çıplak bir kardanadam!
bir kere olsam
iki daha olsam
bilmeden yapsam
durur, ah
korkudur :

KARANLIK AĞAÇLARLA DOLU
ISLAK BİR DENİZ GİBİ

istikrar ?
_ hayal ki
büyük kırlangıçlardır
büyük başlangıçlar
sürekli göç edip
hep aynı mevsimi yaşayan

su olan benim
damarlarım kurumasa - toplandı kesin intihar –
su olan benim
her yere boşalan
kuruyan

ama buz iyidir
katı ve gizli
anlayışlı ve unutkan
çok ve yalnız

yalnızca bir noktayım
soğuğa eridiğim avcunda
yada tek bir damla
bir tabak dolusu
m’usluğumun içinden
kendime boşalan



4 Temmuz 2004 Pazar

KILICIMDA TEN İZİ


Ağlamaya dair notlar

İpliğini zamandan eğirdiğim uçurtma
Sütünü makastan kestiğim ağzım.
Çekmecesini açılmaz boyadığım tutuk resim.

Uzaktan herkesi andıran veda.
Yakından yüzümü kırptığım sesler.

Yağmur cama nadas.
Yağmur cama nadas.

Ardıma bakarak kaçtığım sözcükler.
Parmaklarımı koklayan gülün nabzı.
İçime esneyen gazlı lamba sıcağı.

Öptüğüm yaprak yaz kış yaz kış.

Daldığım suda seyrettiğim bakışım.
Bakışımda duran yırtık zaman.

Açılmamış sardünya boyuna boyuna.
Ahtım bumerang tahtım cam.