Pages

22 Ekim 2003 Çarşamba

DAĞKÜSÜ



ağzımdan kaçık bir hikayede nalladım
veraseti sarı cilayla tamam olan denizin
iri göbekli atlarını

kesilince işaret parmağımdaki
ılık rüzgar ezanı
söze varmış bulundum
Söz Ey, dilin kiralık mekanı!

zaten kim kefil olsundu
nefes nefese bir nefsi soluyan
kederli parmağımın rivayeti hükmüne
zaten hangi zümre
vakti ikiye bölüp sıcak somun kokusuyla
çağırır mahmur çocukluğumu, yer
sofrasına kim

nasıl tutsun dizginlerini göğsüm
suda kişneyen bir düşün
uykumun vücut şekli nedir ki
kuvveti
önü arkası
ve hangi kalbe kâr etmiş ki sözün
aşık ölüsünden hırkası

şöyle bir bakıp dönmekti niyetim
eşik öyküsünden
Niyet Ey, çocukluğun yara bekçisi
eşik dar
koru beni tavşanın dağküsü’nden